Turizm Fakültesi

Turizm Fakültesi

ADÜ TURİZM FAKÜLTESİ II. TURİZM REHBERLİĞİ KONGRESİ'NE EV SAHİPLİĞİ YAPTI


ADÜ TURİZM FAKÜLTESİ II. TURİZM REHBERLİĞİ KONGRESİ'NE EV SAHİPLİĞİ YAPTI

İlki geçtiğimiz yıl Balıkesir Üniversitesi'nde düzenlenen Turizm Rehberliği Kongresi'ne, bu yıl Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Turizm Fakültesi ev sahipliği yaptı. 29-30 Nisan 2019 tarihleri arasında Kuşadası Yerleşkesi'nde düzenlenen kongreye farklı üniversitelerden çok sayıda akademisyen ve profesyonel turist rehberi katıldı. Turizm Rehberliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdullah Tanrısevdi, Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı olarak yaptığı açılış konuşmasında ADÜ Turizm Fakültesi'nin 90'lardan beri süregelen kongre tecrübelerine atıfta bulunarak tüm kaynakların bu kongre için seferber edildiğini belirtti. Kongreye gönderilen 84 bildirinin değerlendirilmesinde ve kabul edilen 60 bildirinin belirlenmesinde emeği geçen, farklı üniversitelere mensup hakemlere teşekkür ederek sözlerini sürdüren Tanrısevdi, profesyonel turist rehberlerini salonda görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ülke çapında Turizm Rehberliği Bölümü kontenjanlarının gelecekte arz fazlası verme riski, farklı öğretim düzeylerinden mezun bireylerin profesyonel turist rehberliği ünvanı almalarına olanak tanınması gibi sektörel sorunlara değinen konuşmacı, destek olan kişi ve kuruluşlara teşekkür ederek sözü Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Aziz Bostan'a bıraktı.

Aydın'ın ülkemizdeki ve Kuşadası'nın da ilimizdeki turistik önemine işaret eden Bostan, rehberlik mesleğinin ülke tanıtımındaki rolü üzerine değerlendirmelerde bulunarak ve kongre için destek veren paydaşlara teşekkür ederek kürsüyü Kuşadası Belediye Meclis Üyesi Fahrettin Çiçek'e devretti.

Seçimini turizmden yana kullanmış bir kentin belediyesi olarak sorumluluklarının farkında olduklarını dile getiren Çiçek, ülkemiz turistik envanterinin kaynak pazarlarla buluşturulmasında turist rehberlerinin sahip oldukları işlevin altını çizdi.

Kuşadası Kaymakamı Sadettin Yücel ise yer değiştirmenin olumlu psikolojik etkilerinden bahsederek sözlerine başladı. "Dolmadan taşılmaz" değerlendirmesiyle öğrencilerimize lisans dönemini verimli geçirmelerini öğütleyen Yücel, turizmin etkilerinin siyasi boyutları olduğunu, bundan dolayı da rehberlerin ören yerlerindeki anlatımlarında hakikatten sapmamaları gerekliliğini "tarih yazana sadık kalmak" ifadesiyle vurguladı.

Ardından, Prof. Dr. Abdullah Tanrısevdi moderatörlüğünde önce Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TURSAB) Yönetim Kurulu Üyesi Murat Karabulut ile, ardından Turist Rehberleri Birliği (TUREB) Başkanı Suat Tural ile ve daha sonra da her iki konuk ile birlikte üç ayrı panel düzenlendi.

TURSAB olarak üniversitelerle ortak yürütülen faaliyetlerin artırılması gerektiği düşüncesini dile getirerek sözlerine başlayan Karabulut, yenilenmesi gündemde olan mevzuatla ilgili gelişmelerle ilgili olarak izleyicileri bilgilendirdi. Yeni yönetim olarak önceki yıllarda kaybedildiği ifade edilen itibar kaybının tahsisi için azami emek verildiği mesajını verdi. Turizmdeki her meslek dalının kıymetli olduğunu vurgulayan konuşmacı, olumlu seyreden turizm verileri içerisinde kruvaziyer, sağlık ve etkinlik turizmi çeşitlerinin özellikle ivme kazanacağı projeksiyonunda bulundu. Kaçak gezilerin neden ve sonuçları hakkında da değerlendirmelerde bulunan konuşmacı, 1618 Sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu'nun revize edilmesinin özellikle bu eylemlerle mücadelede olumlu sonuçlar doğuracağı temennisinde bulundu.

Suat Tural ise turist rehberliğinin yasaya sahip 12 meslekten biri olmasına işaret ederek bu mesleğin önemine işaret etti. Turizmde eğitim kriteri olan tek meslek olan turist rehberliğinin farklı eğitim düzeylerinde (önlisans, lisans, tezsiz yüksek lisans, sertifika programları vb.) belgelendirilmesinin yanlış olduğu değerlendirmesine katıldığını ifade etti. Bu konuda TUREB'in YÖK ile irtibat halinde kalacağı değerlendirmesinde bulundu. Birliğin gelecekteki çalışma konuları arasında turist rehberliği mesleğinin pasaporta işlenmesi ve bunun sonucunda vize işlemlerinin kolaylaştırılması, eylemli turist rehberlerinin ferdi kaza sigortaları hususunda kolaylıklar getirilmesi gibi planlar dile getirildi.

Öğle yemeğinden sonra 5 ayrı sınıfta eşzamanlı oturumlar gerçekleştirildi. Kahve araları ile birlikte 13:30-18:30 arasında süren eşzamanlı oturumlarda toplam 60 bildiri sunuldu. 18:30'da başlayan kapanış oturumuna ise Fakültemiz Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Eralp Çolakoğlu başkanlık ederek, oturum başkanlarından aldığı geridönüşlerden bildiri düzeylerinin tatminkar olduğunun, bildirilerin 6 bilimsel dergiye değerlendirilmek üzere iletileceğinin ve III. Turizm Rehberliği Kongresi'nin önümüzdeki yıl TUREB tarafından Ankara'da yapılacağının kararlaştırıldığı bilgisini vererek ilk günkü oturumları bitirdi. Oturumlar sonrasında ise grup, saat 20:00 itibariyle kent merkezindeki bir restoranda gala yemeğine katıldı.

-------

Kongrenin ikinci günü olan 30 Nisan 2019 tarihinde sabah saatlerinde iki ayrı aktivite vardı. Bir grup katılımcı Milet, Priene ve Didim turuna katılarak Aydın'ın en önemli ören yerlerinden üç tanesini Aydın Turist Rehberleri Odası Başkan Vekili Celal Küçük'ten dinlediler. Diğer grup ise öğrencilerimiz ve profesyonel turist rehberleri ile birlikte saat 10:00'da Fakültemizde gerçekleşen bir söyleşiye katıldılar.

TUREB Yönetim Kurulu Üyesi ve İngilizce dilinde ülkesel rehber olan Serhan Güngör, "Serhan Güngör ile Turist Rehberliği Üzerine" başlıklı söyleşide öğrencilerimiz, hocalarımız ve profesyonel turist rehberleri ile 30 Mayıs 2019 tarihinde saat 10:00-12:00 arasında Fakültemiz Çok Amaçlı Salonunda biraraya geldi. Kendi hikayesi üzerinden turist rehberliği mesleğini irdeleyen konuşmacı samimi bir sunum gerçekleştirdi. Mesleğin bir zanaat olduğu ve diğer zanaatlarda olduğu gibi usta-çırak ilişkisinin önem taşıdığı, bu mesleğin bir hayat tarzı olduğu ve dışarıdan bakanların bu tarzı anlamasının kolay olmadığı, meslekte yazılı olmayan pek çok kural bulunduğu, meslektaş adaylarının çok yönlü ilgi alanlarının bulunması gerektiği, gerek ruhsal gerekse de fiziksel olarak dirayetli olmanın gerekliliği gibi pek çok hususta değerlendirmelerde bulundu. Rehberlik mesleğinin sürekli olarak hayatı ve çevredeki gelişmeleri takip etmeyi gerektiren bir "hayat bilgisi" disiplini olduğu, durumsal farkındalık düzeyinin çalışma esnasında sürekli olarak üst düzeyde tutulması gerektiği, navigasyon yeteneğinin meslek açısından önemi, uzmanlaşmanın genel turizm tüketicisine hizmet vermeme anlayışı ile aynı anlama gelmediği tespitlerinde bulunan konuşmacı, rehberlik öğrencilerinin sürekli merak güdüsünden beslenen ve her konudaki gelişmeye öncelikle okuyarak başlayan, adaptasyon yeteneği yüksek bireyler olduğu tespitiyle sunumunu sürdürdü.


TRK Haber.jpg