Tıp Fakültesi
 
Psikiyatri Anabilim Dalı
Psikiyatri Anabilim Dalı
ANA SAYFA
GENEL BİLGİLER
ÖĞRETİM ÜYELERİ
BİLİMSEL ETKİNLİKLER
KLİNİK HİZMETLER
UZMANLIK EĞİTİMİ
KLİNİK PSİKOLOJİ EĞİTİMİ
TIP ÖĞRENCİSİ EĞİTİMİ
KİTAPLARIMIZ
SİTE HARİTASI
BİLGİ EDİNME
İLETİŞİM FORMU
ARAMA
Google 

Dr. Yaşan Bilge Şair
Distimi ve Depresif Bozukluklarda Kimlik, Kişilik, Mizaç

 

ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI

 

 

DİSTİMİ VE DEPRESİF BOZUKLUKLARDA KİMLİK, KİŞİLİK VE MİZAÇ ÖZELLİKLERİ

 

 

UZMANLIK TEZİ

Dr. YAŞAN BİLGE ŞAİR

 

DANIŞMAN

Prof.Dr. İ. Ferhan DEREBOY

AYDIN-2011

ÖZET

Amaç: Distimik bozukluk hafif seyirli kronik bir depresif duygudurumun varlığı ile karakterizedir. DSM-5 sınıflandırma sisteminde kronik major depresyon ile birlikte kronik depresif bozukluk olarak tanımlanacaktır. Bu çalışmada amacımız distimik bozukluk (kronik depresif bozukluk) ve major depresyona (epizodik depresif bozukluk) eşlik eden kişilik ve kimlik örüntüleri ve mizaç özelliklerini belirlemektir.

Yöntem: Adnan Menderes Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalında ayaktan ve yatarak tedavi gören 92 hastadan oluşan örneklemimize aşağıdaki ölçek ve görüşme formları yoluyla veri toplandı: DSM-4 Eksen I Bozuklukları İçin Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-I), DSM-3R Eksen II Bozuklukları için Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-II), Kimlik Duygusu Değerlendirme Aracı (KDDA), TEMPS-A affektif mizaç ölçeği, Hamilton Depresyon Skalası, DSM-5 Kişilik  Fonksiyonelliği Klinik Değerlendirme Formu.

Bulgular: Çalışmamızda değerlendirilen depresif bozukluk tanısı alan 92 hastanın % 85’i major depresyon (% 68 akut ve % 17 kronik) ve % 51’i distimi tanısı almıştır. DB olan hastaların % 68’inde MD ve MD olan hastaların % 51’inde DB saptanmıştır. Çalışmaya katılan hastaların DSM-3-R’ye göre % 81’inin en az bir kişilik bozukluğu tanısını ve DSM-5’e göre % 63’ünün genel KB tanısını karşıladığı belirlenmiştir. Tüm gruplarda en yüksek oranda (% 44) görülen kişilik bozukluğu paranoid kişilik bozukluğudur. Erken başlangıçlı distimide geç başlangıçlı distimiye göre sınır kişilik bozukluğunun anlamlı düzeyde yüksek oranda görüldüğü belirlenmiştir (% 38). Depresif kişilik bozukluğu hastaların % 30’unda saptanmış olup distimik hastalarda (% 43), çifte depresyonu olanlarda (% 50) ve erken başlangıçlı distimide (% 65) görece yüksek oranda bulunmuştur. Depresif bozukluk grupları afektif mizaç açısından değerlendirildiğinde gruplar arasında anlamlı düzeye ulaşan bir fark saptanmamıştır. Ancak erken ve geç başlangıçlı distimi kendi aralarında karşılaştırıldığında erken başlangıçlı distimi grubunda siklotimik mizaç puanlarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır. DSM-4 ve DSM-5 tanı grupları arasında KDDA değişkeni açısından anlamlı fark bulunmamıştır. Bununla birlikte DB tanısı alan hastalar başlangıç yaşına göre değerlendirildiğinde erken başlangıçlı distimi grubunda KDDA puanlarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır.

Sonuç: Bu çalışmaya katılan hastaların yaklaşık yarısında altta yatan distimi söz konusudur. Distimisi olan hastaların üçte ikisi akut alevlenme sırasında hekime başvurmuştur. Kronik major depresyon ve distimi birlikte düşünüldüğünde hastaların üçte ikisinde kronik bir depresif bozukluğun olduğunu söylemek mümkündür. Kronik major depresyon ve distiminin kişilik, mizaç ve kimlik özellikleri açısından benzer özellikler gösterdiği ve birlikte gruplandırılmalarının uygun olacağı düşünülmektedir. Ancak erken başlangıçlı distimide geç başlangıçlı distimiye göre kimlik gelişiminde aksamalar olması, sınır ve depresif kişilik bozukluğunun daha sık olması ve hipertimik mizaç dışında diğer mizaç özelliklerinin daha belirgin olması nedeniyle bu patolojileri tanımlayan alt kategorilerin bulunmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

 


[ Önceki Sayfaya Geri Dön ]

Bu konu en son 10 Mayıs 2021 (04:50) tarihinde okunmuştur
Konu toplam 3024 kişi tarafından okunmuştur.
Tıp Fakültesi Ziyaretçi İstatistikleri
Psikiyatri Anabilim Dalı Site Sorumluları